Emzirme, yenidoğan bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişiminin temel taşıdır. Anne sütü hem besleyici özellikleri hem de bağışıklık sistemine sağladığı katkılar nedeniyle eşsizdir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesini önermektedir. Ancak bazı bebekler doğumdan sonraki günlerde memeyi zor emer, yeterince beslenemez ya da kısa sürede yorulur. Bu durum hem annenin hem de ailenin kaygısını artırır.
WHO ve UNICEF’e göre doğumdan sonraki ilk 1 saatte bebeğin anneyle ten tene temas etmesi ve emzirmeye başlanması, emzirme başarısını ve süt üretimini artırır. Bu süreç zor emen bebeklerde özellikle kritik öneme sahiptir.
Anne ile bebeğin çıplak ten teması süt akışını artırır, emme refleksini güçlendirir.
Bebeği çok aç bırakmadan sakin anlarda memeye tutturmak daha etkilidir.
Bebeğin zor emdiği durumlarda süt sağılıp biberon dışındaki yöntemlerle (fincan, kaşık, şırınga) verilebilir.
Her bebeğin emme alışkanlığı farklıdır. Göğüs çatlakları, zor emme, süt azlığı gibi sorunlar çoğu zaman doğru yöntemlerle çözülebilir.
Kliniğimizde Yenidoğan hemşiremiz tarafından birebir emzirme eğitimi verilmekte, annelere doğru teknikler öğretilmektedir. İzmir Alsancak’ta yenidoğan takibi ve emzirme danışmanlığı için yanınızdayız.